|
SIKÇA SORULAN SORULAR
Başlıklar:
1. Çalışan anneler olarak çocuğumuz ile nasıl ilgilenmeliyiz?
2. Çocuğumun davranışlarını aşırı kontrol etmemde bir sakınca var mıdır?
3. Fiziksel olarak cezalandırmanın etkileri nelerdir?
4. Kardeş kıskançlığının önüne nasıl geçebilirim?
5. Çocuğumuz devamlı yanımızda yatmak istiyor, onu bundan nasıl vazgeçirebiliriz?
6. Çocuğumu tırnak yeme alışkanlığından nasıl vazgeçirebilirim?
7. Çocuğum çok fazla içine kapanık ne yapmalıyım?
8. Çocuklara her istediği alınmalı mıdır?
9. Çocuğuma ne zaman ve nasıl tuvalet eğitimi vermeliyim?
10. Çocuğumun parmak emme problemini nasıl önleyebilirim?
11. Çocuklarda görülen kekemelikle ilgili hangi önlemeleri almalıyız?
12. Anne ve babanın boşanması çocuğu nasıl etkiler?
13. Çocuğum, gece kaldırmama rağmen altını ıslatıyor, ne yapmalıyım?
14. Çocuğunuz ile iletişim nasıl olmalıdır?
15. Anaokulu seçerken nelere dikkat edilmelidir?
1. Çalışan anneler olarak çocuğumuz ile nasıl ilgilenmeliyiz?
Cevap: Çalışan annelerin, daha çocukları doğmadan önce mümkün olduğu kadar işlerini ayarlayarak, özellikle hamileliğin son aylarında ve doğumdan sonraki dönemde belirli bir süre için (bu zaman 6 ay-3 yıl arası değişebilir) işlerine ara vermeleri gerekmektedir. Çocuğun neredeyse bütün hayatını etkileyecek olan 0-3 yaş arası dönem çocuk için ve çocuk anne ilişkisi açısından önemlidir. Özellikle hemen işe dönmek zorunda olan annelerin çocukları için bu durum stres etkeni sayılmaktadır. Bu dönemde çalışma saatleri dışında çocuğun bakımı ve sevgi ihtiyacının anne tarafından mümkün olduğunca eksiksiz karşılanması önemlidir. Gündüz bakıcı veya akraba yanında olan çocuk için akşam saatleri, anne baba ile geçirilen önemli bir zaman dilimi olmakta ve dolu dolu geçirilmesi gerekmektedir. Çocuğun ilgi ve sevgi ihtiyacının karşılanması bir çok psikolojik problemin oluşumunu engellemektedir. Babaların çalışan annelere mümkün olduğunca yardımcı olması gerekmektedir. Çalışan ailelere önemli bir not: Çocuk ile geçirilen vaktin miktarı önemli değil, o vaktin içeriği önemlidir. Nice çalışmayan anneler çocukları ile çoğu zaman beraberdirler, ama çocuklarına yeterince ilgi ve sevgiyi veremezler. Nice çalışan anneler vardır ki akşam çocuğu ile geçirdiği 20-30 dakikalık bir sürede çocuğun ilgi ve sevgi ihtiyacını karşılayabilmektedir.
yukarı çık:::
2. Çocuğumun davranışlarını aşırı kontrol etmemde bir sakınca var mıdır?
Cevap: Elbette ki her anne baba, belli ölçülerde çocuğuna sahip çıkmalı ve çocuğunun o an nasıl bir durumda olduğunu merak etmelidir. Ama bunun ölçüsü kaçırılırsa, çocuklar aşırı kontrol edilirse, doğacak sıkıntının önemli bir kısmını çocuklar çekecektir. Çocuk, her an kontrol edilme hissi ile yaşamakta bu onda müthiş bir şekilde kaygı, gerginlik ve kendine karşı güvensizlik oluşturmaktadır. Annenin kaygısı ve endişesi çocuğu da anlamsız bir şekilde kaygı ve endişeye sokabilir. O nedenle anne babaların çocuklarını belli ölçülerde kontrol etmeleri, onların bazı hatalarını görmezden gelmeleri(devam etme durumunda önlem almak şartı ile) onları bazı zamanlar kendi hallerine bırakmaları, her an nerede ne yapıyor, düşüncesinden vazgeçmeleri, onlar için aşırı kaygı ve endişeye girmemeleri, çocuğun ufak tefek yanlışlarını tespit edip yüzüne vurmamaları uygun olur. Aşırı disiplin, mükemmeliyetçi davranışlar ve abartılı tavırlar, çocukları anne babanın sözlerine karşı pasif bir dirence iter. Bu direnç, yalan söyleme, tik, tırnak yeme, konuşma sorunları, altını ıslatma, vb. gibi kaygı belirtilerine de yol açabilir. Çocukların kontrol ve takip onları bunaltmayacak ve germeyecek şekilde olmalıdır.
yukarı çık:::
3. Fiziksel olarak cezalandırmanın etkileri nelerdir?
Cevap: Çocukları cezalandırmadaki amaç onlara zarar vermek değildir. Amaç, onlara cezalandırılmışlık hissini vermek ve yaptıklarının yanlış olduğunun farkına varmalarını sağlamaktadır. Fiziksel ceza hiçbir zaman uygun olmayan bir yöntemdir. Ceza, çocuğun genel psikolojik gelişiminde önemli problemlere yol açabilir. Bazı ebeveynler dayağa çok sık başvurduklarından çocukları ürkek, pasif, kırılgan ve mutsuz olabilirler. Bunun tam tersi olarak hiçbir cezanın etkilemediği, söz dinlemeyen, fazlasıyla davranış problemleri olan, duyarsızlaşmış çocuklar da yetişebilir. Dayak atılan çocukta özgüven eksikliği, depresyon, mutsuzluk, şiddete eğilim, anne babaya karşı öfke, uyumsuzluk, davranış problemleri, çekingenlik, pasiflik, ümitsizlik, saldırgan davranışlar görülebilir.
yukarı çık:::
4. Kardeş kıskançlığının önüne nasıl geçebilirim?
Cevap: Kardeş kıskançlığı anne babaların çocuk eğitiminde sık olarak sordukları sorular arasındadır. Çocuklarda kıskançlık tepkisi aslında normal bir tepkidir. Çocuklarda kendilerine yönelmiş olan ilgi, sevgi ve dikkatin başkaları ile paylaşılmasında problem olabilir. Genelde aileye yeni bir üye katıldığında ortaya çıkar. Kardeş kıskançlığının engellenmesinde anne babaların davranışlarının çok büyük önemi vardır. Daha çocuk doğmadan önce, büyük kardeş, yeni doğacak çocuğa karşı sevgi dolu hislerle hazırlanmalıdır. Kardeş doğumundan sonra ise anne babaların tutarlı ve dengeli tavırları ile bu problem daha az yaşanabilir. Kıskançlığı önlemek için; doğumdan önce hazırlık, anne babanın kendi aralarındaki iletişim ile çocuklara örnek olması, diğer çocuğa sonradan sevgi ve ilgide azalma olmaması, yeni bebeğe ait bazı sorumlulukların büyük kardeşe verilmesi(bebeğin günlük işlerinde anneye yardım etme gibi),aile olmanın altının çizilerek sürekli birlik mesajları verilmesi, büyük çocuğun mutluluk anlarının artırılması, anne babaların sık sık kardeşlerle birlikte oyun oynaması, ikili anlaşmazlıklarda sürekli büyük çocuğun haksız çıkarılmaması, büyük çocuğa kardeşinin olması ile sağlayacağı avantajların anlatılması(oyun arkadaşlığı gibi), iki kardeşin birlikte sergilediği uyumlu davranışların ödülledirilmesi.
yukarı çık:::
5. Çocuğumuz devamlı yanımızda yatmak istiyor, onu bundan nasıl vazgeçirebiliriz?
Cevap: Çocuklarda anne babanın yanında yatmak isteme bazı psikiyatrik durumlarda görülebilir. Bu durumda çocuğun aşırı korku hali, yalnız kalmak istememe, uykusunda sık sık sayıklama ve korkulu rüyalar görme, anne babaya bir şey olma korkusu, sese ve gürültüye hassasiyet gibi durumlar birlikte görülebilir. Bu durumda çocuğa psikiyatrik yardım ve destek gerekir. Yukarıda sayılan problemin eşlik etmediği isteklerde ise çocuğun bu davranışı uygun bir şekilde yönlendirilmelidir. Genellikle bu isteğin uygun olmadığı, yaşına uygun psikolojik gelişim için ayrı yatakta ve odada yatması gerektiği çocuğa anlatılmalıdır. Bu açıklamadan sonra basamak basamak çocuğun odasına geçmesi sağlanır. Bu basamaklar önce anne babanın yatağından ayrı yatma(aynı odada), daha sonra farklı odada yatma şeklinde sağlanmaya çalışılır. Her basamaktan sonra çocuğun davranışı takdir edilip, ödüllendirilir. Çocuğun yalnız kalmaktan korktuğu durumlarda, anne veya baba çocuğu uyumadan önce yatağına götürür. Masal anlatarak veya bir miktar onunla konuşarak sakinleşmesini ve ortama uyum sağlamasını kolaylaştırır. Odanın kapısı açık tutulur ve çocuğun bu şekilde kendi odasına adaptasyonu sağlanmaya çalışılır. Çocuğun etkilendiği negatif etkenlerin olup olmadığını değerlendirmesi gerekir.
yukarı çık:::
6. Çocuğumu tırnak yeme alışkanlığından nasıl vazgeçirebilirim?
Cevap: Tırnak yemenin birçok nedeni olduğu gibi, hiçbir nedeni olmadan, sadece alışkanlık olarak kazanılmış bir davranış da olabilir. Tırnak yeme durumunda anne babaların yapması gerekenler:
- Çocuğunuzun o an için stresli olup olmadığını değerlendiriniz. Çocuğun stersi varsa bu stresin azalması için çaba gösteriniz.
- Çocuğunuza bu alışkanlığın tıbbi ve psikolojik zararlarını anlatarak, onun bu durumun yanlış olduğunu iyice kavramasına yardımcı olunuz.
- Çocuk ile aranızdaki ilişkinin iyi olmadığını değerlendirerek çocuk ile iyi bir ilişki zeminini oluşturmaya çalışınız.
- Çocuğunuza bu konuda belli aralıklarla, uygun bir ses tonu ve hitap şekli ile uyarılarda bulunabilirsiniz.
- Çocuklarınızın tırnaklarını sık sık keserek, tırnak uzatmasına izin vermeyiniz.
- Tırnak yeme durumu devam ederse bir uzmana başvurunuz. Çocuğunuzun içinde bulunduğu ruh halini daha iyi anlamaya çalışarak ona psikolojik yardım sağlayınız.
- Çocuğunuzu çeşitli sosyal ve sportif faaliyetlere ve aktivitelere ağırlık vererek onun gerginliğini azaltmaya çalışınız.
- Çocuğa bu konu ile ilgili fiziksel kısıtlamaların ve uyarıcı maddelerin(acı biber,vb) çoğu zaman bir fayda sağlamadığını unutmayınız.
- Çocuğun boş kaldığı durumlarda benzer problemlerinin fazla olduğunu unutmayınız. Onu yaşına uygun aktiviteler ile meşgul ediniz.
yukarı çık:::
7. Çocuğum çok fazla içine kapanık ne yapmalıyım?
Cevap: Çocukların büyüme sürecinde bitmek bilmeyen istekleri olabilir. Bu isteklerin şekillendirilmesi önemlidir. Bazı durumlarda anne babalar tarafından çocuğa verilecek sevgi ile istediği her şeyi alma durumu karıştırılmaktadır. Çocukların her istediklerinin alınması sanki sevginin çokluğu ile orantılı gibi algılanmaktadır. Bu yanlış teoriye göre dünyadaki birçok ebeveyn çocuğunu sevmiyor demektir. Hatta her dediği yapılan çocukların ebeveynlerinde bilinç dışı bir suçluluk duygusu olabilir. Bir şeyleri telafi etmek için çocuğun isteklerine sınır konmaması uygun olmaz. Anne babalar mutsuz çocuklara sahip olmak istemiyorlarsa çocuğa her istediğini almamalıdırlar. Çünkü çocuk, kendisini ve isteklerini ancak anne babanın şekillendirmesi ile ayarlayabilir.
yukarı çık:::
8. Çocuklara her istediği alınmalı mıdır?
Cevap: Anne babaların yapması gerekenler:
- Sık sık çocuğa söz hakkı tanınmaları,
- hemen her konuda onun kendisini ve duygularını ifade etmesine fırsat verilmesi,
- ona sık sık ne hissettiğini ve düşündüğünü sormaları,
- çocuğa değer vermeleri,
- sosyal ortamla irtibatını sağlamaları,
- onu olduğu gibi kabul ederek, sevgilerini sık sık belli etmeleri,
- çocuğun her şeyine müdahale etmeden ve çok eleştirici olmadan onun kendini ortaya koymasını sağlamaları,
- arkadaşlıklarını ve sosyal ilişkilerini desteklemeleri,
- başarılarını onaylamaları ve takdir etmeleri önerilir.
yukarı çık:::
9. Çocuğuma ne zaman ve nasıl tuvalet eğitimi vermeliyim?
Cevap: Tuvalet eğitimi genelde 1, 5-2, 5 yaşları arasında verilmektedir. Bu döneme gelen çocuk bazı işaretler verir. Bunlardan bazıları; çocuk 1-2 saat kuru kalabilir, tuvalet zamanı geldiğini fark eder ve işaretlerini verir, ara sıra gündüz uykularından kuru kalkmaya başlar. Çocuğun tuvalet eğitimi başlangıçta lazımlık aracılığı ile yapılırsa daha iyi olur. Bu durum, çocuğun tuvalete alışmasını kolaylaştırır. Çocuk, tuvaleti geldiğinin tahmin edildiği bir zamanda lazımlığa oturtulur. Tuvaletini yaptığında bu durum ödüllendirilir(aferin, akıllı çocuk, başını okşama, öpme…). Bu konuda çok ısrarcı ve disiplinli olmamak gerekir. Çok titiz, aşırı katı uygulamalar çocukların anneye öfke duymalarına ve öz güvenlerini kaybetmelerine sebep olabilir. Sürekli bez bağlamak ve çocuğun yaşına uygun davranmamak da tuvalet alışkanlığının gecikmesine neden olabilir. Bu sayılanları yaptıktan sonra hala çocuğunuz bu alışkanlığı kazanmamışsa 2-3 ay eğitime ara verip hazır olunca yeniden başlamak yerinde olur.
yukarı çık:::
10. Çocuğumun parmak emme problemini nasıl önleyebilirim?
Cevap: Parmak emme, bize bazı sıkıntıların varlığını hatırlatabilir. Bazen de çocuk bebekliğinde alıştığı bu davranışı devam ettirmek ister. Böyle durumlarda, çocuğun problemini tamamen ilgi ve sevgi ortamı içerisinde çözmek olacaktır. Onu yargılamadan ve suçlamadan kaçınılmalıdır. Abartılı ve can yakıcı uygulamalar, çocuğun cezalandırılma psikolojisine kapılmasına ve anne babasına karşı içerlenmesine neden olabilir. Parmak emme kesinlikle bir mücadele haline getirilmemelidir. Çünkü bu mücadeleyi genelde çocuklar kazanır. Bazı çocuklar, uykuya dalarken parmak emme şeklinde bir yol seçerler, bu esnada bir geçiş objesi ararlar. Bu durumda çocuğun ilgileneceği bir oyuncakla veya anlatılacak bir masalla dikkati başka yöne kaydırılabilir. Dikkati kayan çocuk yavaş yavaş bu alışkanlığını unutacaktır. Parmak emmeyi azalttığı zaman çocuğun bu davranışı takdir edilmeli ve bu alışkanlığını tamamen bırakması için gerekli motivasyon sağlanmalıdır.
yukarı çık:::
11. Çocuklarda görülen kekemelikle ilgili hangi önlemeleri almalıyız?
Cevap: Ailenin, çocuğun kekemeliğine dikkat çekmemesi gerekir. Çocuk kekelemeye başladığında sanki normal konuşuyormuş gibi davranmak önemli bir noktadır. Eğer dikkat çekerse, uyarırsa çocuğun kaygısı daha da artar. Bu durum konuşmanın daha da bozulmasına neden olur. Kekemeliği değişik stres etkenlerinin, kaygı hallerinin, aşırı kontrolcü ebeveyn davranışlarının, yeni hayat aşamasında uyum güçlüklerinin artırdığı konusunda klinik veriler mevcuttur. Kekemelik belli bir süre geçmezse anne babaların zaman kaybetmeden çocuklarını çocuk psikiyatra götürmeleri gerekir. Okulöncesi dönem için kekemelik ile ilgili tedavi amaçlı oyun terapisi, bireysel terapi ve diğer terapi teknikleri uygulanmakta ve genellikle başarılı olunmaktadır.
yukarı çık:::
12. Anne ve babanın boşanması çocuğu nasıl etkiler?
Cevap: Boşanmanın en çok etkilediği kişiler çocuklardır. Hatta anne babalar bazen kendi sorunlarından veya stres faktörlerinden dolayı, çocuklarını hiç hesaba katmazlar veya en son akıllarına getirirler. Boşanmaya karar vermeden önce bu konuyu çok ciddi düşünmek gerekir. Boşanmaya karar verilmişse, bunun çocuğa veya çocuklara anlatılması ve açıklanması hassas bir şekilde yapılmalıdır. Çocuğun boşanmaya tepkileri ve ilerleyen süreç içerisinde psikolojik durumu hakkında dikkatli olunması gerekmektedir. En ideal yaklaşım boşanmaya karar veren ailenin 6 ay öncesinden çocuğu bir uzmana götürerek onun psikolojik olarak hazırlanmasında yardım almalarıdır. Açıklama işini anne baba beraber açıklamalıdır. Anne babanın artık hayatlarını ayrı yaşayarak devam etmelerinin, başka alternatif kalmadığının çocuğunun yaşına uygun bir şekilde anlatılmalıdır. Bazı çocuklar anne babasının boşanmasından kendini sorumlu tutarak suçluluk psikolojisine girerler. Bu durumda anne babanın kendilerinin aldığı bir karar olduğu tekrar tekrar ifade edilmelidir. Aynı sevgilerinin devam edeceğini, ayrı yaşadığı ebeveyni sık görmesi sağlanmalı, istediği zaman görebileceğinin altı çizilmelidir. Çocuğun ilerleyen dönem içerisinde psikolojik durumu takip edilmeli, özellikle gizli depresyon ve kaygı problemleri göz önüne alınmalıdır.
yukarı çık:::
13. Çocuğum, gece kaldırmama rağmen altını ıslatıyor, ne yapmalıyım?
Cevap: Belli tuvalet eğitimini aldıktan sonra bu durum psikolojik nedenleri akla getirir. Anne babalar endişeye kapılmadan çocuğun herhangi bir stres etkeni altında olup olmadığına dikkat edilmelidir.(kardeş doğumu,ailede geçimsizlik, kreşe yeni başlama..) Çocuğun sevgiye ihtiyacı var ise ilgi çekmek için bu problemi çıkarabilir. Yeni doğan kardeşinin durumunu gözlemleyen ve ona yönelik ilgiyi gören çocuklar da bu türlü bir davranış gösterebilmektedir. Bez bağlamak çocuğun bu davranışını destekleyeceği için bu türlü bir tavırdan kaçınmalıdır. Çocuk altını ıslatmadığı zaman kendisine takdir ve övgü dolu sözler söylenmelidir. Ufak bir çizelge ile bulut ve güneş çizdirmek de problemin çözümüne yardımcı olur. Çizelgeye yataktan kuru kalktığı günler için güneş, ıslak kalktığı günler için bulut çizilir. Güneşli günlerin sayısı arttığında çocuk ödüllendirilebilir. Ayrıca idrar yolu enfeksiyonlarında çocuğun idrarını tutamama söz konusu olabilir. Sebepleri değerlendirmek için doktor yardımı gereklidir.
yukarı çık:::
14. Çocuğunuz ile iletişim nasıl olmalıdır?
Cevap: Çocuğunuzla iletişiminizi şekillendirmek ve uygun iletişim şekli oluşturmak için şu konulara dikkat etmelisiniz:
- Daha çok olumlu mesaj vermeye çalışın.
- Yeri geldiğinde onu dinlemeyi unutmayın.
- O konuşurken göz kontağı kurmayı unutmayın.
- Onun iletişim mesajlarına uygun bir şekilde cevap verin.
- Onu konuşmanızda yargılamayın ve suçlamayın.
- Konuşurken uygun ses tonu, jest ve mimik kullanın.
- Onun konuşması için zemin hazırlayın.
- Çocuğunuzu aktif bir iletişime sevk edin.
- Konuşurken yavaş ve tane tane konuşmaya özen gösterin.
- Dolaylı konuşmaktan kaçının.
- İletişim için hem anne hem babanın etkin olduğunu unutmayın.
- İletişiminizin daha içten ve samimi olmasına dikkat edin.
yukarı çık:::
15. Anaokulu seçerken nelere dikkat edilmelidir?
Cevap:
- Okulda uzman ve yetkin kişilerin çalışıyor olmasına,
- emniyet ve güvenlikle ilgili tedbirlerin yeterli olmasına,
- fiziksel ortamın, çalışanların ve gıdaların temiz olmasına,
- yaratıcı ve destekleyici bir eğitim ortamının olmasına,
- sanat ve spor gibi sosyal faaliyetlerin yeterli olmasına,
- sınıflardaki çocuk sayılarının uygun olmasına,
- çocukların denetim ve değerlendirmelerinin uzman kişiler tarafından yapılmasına,
- okulun aile ile işbirliğine önem veriyor olmasına,
- çocuğun sınıfının yaş grubuna uygun olmasına dikkat edilmelidir.
- Fiziki ortamın çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilir düzeyde olmasına bağlıdır.
yukarı çık:::
Kaynak: Aydinli,Hasan(2004).Çocuk Egitiminde Sik Sorulan Sorular ve Cevaplari.ZamBak Yayinlari,Istanbul
|